Fernand Braudel Center
Http://fbc.binghamton.edu/commentr.htm
Yorum No. 21, Agustos 1, 1999
Mutesebbis Gerillalar
Immanuel Wallerstein
Ilginc bir durum ortaya cikmaya basladi. Gerillalar artik girisimci olmaya basladilar. Gerilla (guerrillas), kelime anlami olarak Ispanyolca "guerra" (savas) kokunden gelir ve aslinda yabanci istilacilara karsi topraklarini korumak icin vur-kac taktigiyle savasan silahli kuvvetleri tanimlamak icin kullanilirdi. Ikinci Dunya Savasi doneminde, Avrupa’nin Nazi isgali altindaki bolgelerinde, direnis gucleri gerilla savasina giriyorlardi. Fakat gerilla sozcugu uzun zamandan beri, kendi hukumetlerine karsi savasan gruplari da kapsayan daha genis bir anlamda kazandi.
Gerilla hareketlerinin cesitli cikis noktalari olabilir. Bazi gerillalar ideolojik nedenlerle yola cikarak varolan rejimi farkli bir yonetim sekliyle degistirmek istiyorlar. Ornegin Cinli komunistler Yenan’dayken bu tarz bir gerilla hareketi icindeydiler. Bazi gerillalarsa etnik-milliyetci bir noktadan yola cikarak, yonetimden bir bolgenin bagimsizligini ya da en azindan ozerkligini kabul etmesini istiyorlar. Cogu Ortadogu ulkesindeki Kurt kuvvetleri bu tarz bir gerilla hareketi icinde. Bazi gerilla hareketleri ise, sadece kendi refah ve cikarlari icin guc elde etmek isteyen bir grup insani ifade etmekten oteye gidemiyor. Bu hareketlerin asil amaclarini anlamaksa her zaman cok kolay olmuyor. Tabii bunda gerillalarin savastiklari devletlerin, yaygin bir siyasi propaganda/retorik yontemi olarak, bu gerillalara surekli kendi soylediklerinden farkli amaclar atfediyor olmalarinin da etkisi var.
Modern dunya sisteminde bir devletin en onemli ozelliklerinden biri sinirlari icinde siddet kullanma mesruiyetinin sadece kendisinde oldugu iddiasidir. Gerillalar tum devletler icin gayrimesru ve hakikaten ahlaka aykiridirlar ve devletler bu hareketleri bastirmanin yollarini ararlar. Gerillalar icin asil sorunsa kendilerini yoketmeye calisan devlet karsisinda nasil ayakta duracaklaridir. Gerillalarin, varliklarini devam ettirmeleri icin nelere ihtiyaclari vardir? Herseyden once arkalarinda halk destegi olmasi gerekir. Yani Mao Zedung’un tabiriyle "denizdeki balik" gibi olmalidirlar. Kendi bolgelerindeki halktan aktif destek toplayamadiklari icin basarisiz olan gerilla hareketlerinin listesi dogrusu oldukca uzundur. Bunun en bilinen ornegi Bolivya’da bir gerilla tabani olusturamayan Che Guevara’nin, kendisinin olumune, grubunun ise dagilmasina sebep olan yenilgisidir.
Ama halk destegi tek basina yeterli olmaz. Cunku gerillalar savasirlar ve savasmak icin silaha ihtiyaclari vardir. Silahlarsa para gerektirir –hele gunumuzde cok fazla para! Yani gerillalarin paraya ihtiyaci vardir. Guney Afrika’daki Afrika Ulusal Kongresi’nin (ANC) ulke icinde ciddi bir gerilla hareketi duzenleyememesinin bir sebebi de, ciddi bir operasyonun agir finansal yukudur. Suphe goturmez bir sekilde halk destegine sahiptiler. Ama askeri bir hareket icin kaynaklari yoktu. Bu yuzden, ANC dunya capinda bir siyasi kampanya yuruttu ve sonunda basarili oldu. Ama bu Cinli komunistlerin askeri yollarla iktidara gelislerinden farklidir.
O halde, gerillalar savasi surdurecek parayi nereden bulabilirler? Bunun en bilinen iki yolu vardir. Ulke icindeki veya disindaki bireysel destekcilerden gerekli parayi toplayabilirler ("vergilendirebilirler"). Gorunen o ki, Irlanda Kurtulus Ordusu’nun ana finans kaynagi buydu; ama bu yol ancak zengin bir diasporaya sahip olundugunda ise yariyor. Diger bir yol da dost devletlerden destek almak olabilir. Soguk Savas donemi boyunca, hem Birlesik Devletler hem de Sovyetler Birligi hukumetleri pek cok gerilla hareketine dogrudan para verdiler. Destekledikleri gerilla hareketleri, muhtemelen kendi dis politikalarina daha yakin ya da en azindan varolan hukumetten daha yakin olanlardi. Hem ABD hem de SSCB bazi gerilla hareketlerini ideolojik sebeplerle desteklediklerini iddia ettiler ama supheci bir gozlemci, ideolojik aciklamalarin genellikle daha dunyevi jeopolitik amaclari gizleyen bir kalkan olmaktan oteye gitmedigine inandigi icin mazur gorulmelidir.
Savas maliyetlerinin artisi tam da soguk savasin baslangicina rastlar. Bu donemde gerilla hareketleri de ABD/Sovyet paralarina dayanmaya basladi. Her iki supergucten de uzak durmaya calisan gerilla hareketleri ise buyuk finansal sikintilara girdiler. Ama artik soguk savas bitti. Rusya’nin ise artik istese bile dagitacak parasi yok. Guney Afrika ya da Kuba gibi daha az para dagitanlar da simdi oyun disi kaldilar. Islam dunyasinda hala birkac kaynak var gibi gorunuyor ama onlarin da yardimlari belli yerlere oldukca odaklanmis durumda. Pek cok gerilla hareketi icin tek gercek dis kaynak CIA. ABD yonetimininse cok net jeopolitik oncelikleri (ve hatta finansal kisitlamalari) var.
Bu durumda fakir bir gerilla hareketi ne yapabilir? Gunumuz neoliberal utopyasina uygun olarak is hayatina atilabilirler. Bunun icin iki seye ihtiyaclari var: halihazirda kontrol ettikleri bir bolge ve dunya pazarinda -ozellikle karaborsada- satabilecekleri bazi degerli kaynaklar. Yakin donemde birkac ornek gorebiliriz
Ornegin Angola, hala tartisilan bir mesele. Angola milliyetcileri, 1961’den 1975’e kadar Portekiz somurge rejimine karsi ulusal bagimsizlik mucadelesi icindeydiler. Ancak gerilla savasi iddiasinda bulunan uc farkli milliyetci hareket vardi. Cok fazla olmasa da dis kaynaklardan olabildigince faydalaniyorlardi ve her ucu de farkli kaynaklardan besleniyorlardi: biri ABD’den, digeri SSCB’den, bir digeri ise Cin’den. Portekiz rejimi yikildiginda MPLA en baskin gerilla gucu gibi gorunuyordu ve baskentte kontrolu elinde tutuyordu. ABD, MPLA’nin (Sovyetlerle yasadigi karmasik cekismelerle dolu tarihe ragmen) kendisi icin fazla "solcu" oldugunu dusundugunden, destegini (olmek uzere oldugu gorunen) FNLA’dan cekip (onceden Cin’in destekledigi) UNITA’ya verdi. Guney Afrika’daki irkci yonetim de UNITA’ya destek verilmesine cok daha acik ve hevesli gorunuyordu.
Sonuc olarak, Angola’da 1975’ten beri korkunc ve yikici bir ic savas yasaniyor. UNITA’nin hareket bicimi ve yerel yonetim, yillar gectikce daha igrenc oluyordu. Son olarak soguk savasin bitisinden ve Guney Afrika’da irkci rejiminin yikilisindan sonra BM birbirini izleyen iki baris anlasmasina aracilik etti. Secimler yapildi ve UNITA her ikisini de kaybetti. Tum dunya simdi mesruiyet kazanmis olan MPLA etrafinda toplandi. Bu UNITA’yi durdurabildi mi? Tamamen degil. Dis yardimlarin (en azindan bir kismini) kaybedince bolgelerinde onemli bir kaynak olarak "elmas"i kesfettiler. Ne de olsa elmas, yasadisi oldugunda bile dunya pazarinda rahatlikla satilabiliyor.
Bugun UNITA paraya bogulmus durumda ve bu paralari dunya pazarindan yine yasadisi yollardan cok pahali silahlari satin almakta kullaniyor. Resmi hukumete karsi gayet iyi mucadele ediyor. Hatta ic savasi kazanabilir. UNITA’nin temsil ettigi sey nedir? Tarihsel bir etnik temeli var. Bugun ise sadece, bol parali eskiyalardan olusan bir grup. ABD artik resmi olarak karsisinda yer aliyor. Elbette ABD, soguk savasin zor gunlerinde bugun UNITA’yi oldugu yere getiren yardimlari yapmisti. Ama ABD Devlet Dairesi bundan bahsetmemeyi tercih ediyor.
Devlet Dairesi "narko-gerillalar"dan bahsetmeyi tercih ediyor. Nedir bunlar? Bu ABD’nin simdi Kolombiya’daki FARC’a uygun gordugu bir terim. FARC, Latin Amerika’da hala tutunabilen son buyuk gerilla hareketi ve otuz yildir devlete karsi savas veriyor. Sosyalist bir yonetim kurmaya calisan ideolojik temelli bir hareket. ABD bu sebepten karsisinda ve Kolombiya’da ardarda kohnemis rejimleri destekledi. FARC gecmiste bir donem Kuba devletinden para yardimi almis olabilir ama pek cok sebepten dolayi o gunler cok geride kaldi. Bugun FARC esas olarak koyluler arasindaki yaygin destege dayanarak ayakta durabiliyor.
Parayi nereden buluyorlar? ABD kokain satisindan oldugunu soyluyor. Belki de oyledir. Ancak ABD hangi kokain saticilarini yakalayacagi konusunda cok secici. Nikaragua’da Kontralar ya da Kosova’da KLA benzer seylerden suclandiginda ABD goz yummus, hatta belki de Kontralara yardimci bile olmustu. New York Times ABD’nin Kolombiya’ya askeri mudahale hazirligi icinde oldugunu yaziyor. Gercekten oyleyse, mevzu kokain degil.
Immanuel Wallerstein
(© Immanuel Wallerstein. Bütün hakları saklıdır. Bu yazı, değiştirilmemek, yayın haklarına ilişkin çıkma korunmak koşuluyla bilgisayarlara yüklenebilir, elektronik ortamda iletilebilir ya da başkalarına postalanabilir, bilişim ağı üzerindeki ticari olmayan kamusal alanlarda yayımlanabilir. Bu metni çevirmek, bilişim ağı üzerindeki ticari alanlar ile alıntıları da kapsamak üzere basılı olarak ya da başka biçimlerde yayımlamak için yazarına başvurunuz:
iwaller@binghamton.edu; faks: 1-607-777-4315.Ayda iki kez yayımlanan bu yorumlar, çağdaş dünyanın görünümüne, günübirlik başlıklara göre değil de uzun dönem açısından bakan düşünceler olma amacını taşımaktadır.)
Fernand Braudel Center
Homepage