Fernand Braudel Center

Http://fbc.binghamton.edu/commentr.htm

 

Yorum No. 23 - Eylul. 1, 1999

"Kimin Sagligini Koruyoruz?"

Immanuel Wallerstein

Zamanin birinde, zararli bocekleri olduren ve boylece tarimsal uretimi arttiran mucizevi bir sprey olan DDT icat edildi. Rachel Carson’un 1962’de yayimlanan unlu kitabi Silent Spring, DDT’nin uzun bir besin zincirine girdigini, zararli bocekler diye adlandirilanlar disinda bircok hayvani oldurdugunu ve insanlari da tehdit ettigini ikna edici bir bicimde tartisiyordu. Bu kitap bugun, bitme noktasinda olan DDT kullanimina karsi uzun suren bir kampanyayi baslatti, DDT kullanimini belli bir tarihten sonra tumden yasaklayacak bir BM karari ise hala tartisiliyor.

DDT meselesi, saglik (hem insanlarin hem de biyosferin sagligi) ile kar amacinin bir karsilasmasi olarak sunuldu. Bu tartismanin sonunda politik arenada saglik kazandi. Olmasi gerektigi gibi! Ancak simdi goruluyor ki baska bir mesele daha var. DDT, sitma tasiyan anopheles sivrisinegiyle mucadelenin en etkili ve ucuz yolu gibi gorunuyor. Sitma ise tropikal bolgelerdeki tum ulkelerde premature olumlerinin temel sebebidir. Genellikle bu ulkeler ayni zamanda fakir ulkelerdir ve bu yuzden sitmayla mucadelede sadece etkili degil, ucuz da bir yola ihtiyaclari var. Su an sitmayla mucadelede DDT kullanan iki ulke, nufuslari toplami dunya nufusunun %50’sini olusturan Cin ve Hindistan’dir. Bunlar ve diger benzeri ulkeler bir BM yasaklamasina karsi cikiyorlar ve bunun yerine sitmayla mucadele icin DDT’nin sinirli kullanimini oneriyorlar.

New York Times’a gore bu, cevreciler ve toplum sagligini savunanlari karsi karsiya getiriyor ve iki taraf da kar kollayicilarin cikarlarini oncelikli olarak temsil etmiyor. Bence gercek mesele su: kimin sagligini koruyoruz? George Bernard Shaw bir keresinde nukteli bir bicimde der ki; yonetim yuzunden aci ceken kimse, kolu kirik kisilere benzer: kol iyilesene kadar baska hicbir sey dusunemezler. Ancak bir kez iyilesti mi, o zaman gercekten ciddi sorunlarla yuzlesilmesi gerekir. Benzer bir bicimde, kapitalizm yuzunden aci ceken bir dunyada butun dusuncelerimiz kapitalizmin celiskileri tarafindan yonlendirilmektedir. Ama bir kez iyilesti mi, saglikla ilgili kaygilarin onceligi gibi cok daha zor ve onemli problemlerle yuzlesmek zorunda kalacagiz. We are getting a foretaste of the issue now.

Bu problem kapitalist dunyadaki kutuplasmalarin gerceklikleri tarafindan kesinlikle daha kotu bir duruma getirildi. Refah duzeyi gorece yuksek olan ve cogunlukla iliman iklim kusaginda yer alan kuzey ulkelerinde sitma ciddi bir sorun degildir. Ancak cevrenin ve besinlerin zehirlenmesi ciddi sorunlardir. Bu ulkelerde DDT kullaniminin zararlarinin, her turlu yararina agir bastigi aciktir. Ancak fakir olan ve genelde tropikal kusakta yer alan guney ulkelerinde sitma onemli bir sorundur ve DDT’nin zararlari bu kadar acik bicimde yararlarina agir basmaz.

Simdi, bazi zeki bilimadamlarinin imkansizi deneyerek sitmayla mucadelenin, ayni olcude ucuz olan ve DDT kullaniminin her yerde kaldirilmasini saglayacak bir yolunu icat etmesi herkesi rahatlatirdi. Ama simdiye kadar bunu yapan olmadi. Bunun da otesinde, bu tip meselelerin cogunda oldugu gibi, bilimadamlari elbette iki yoldan birini secmenin verecegi zararin miktarini tam olarak olcmekte zorlaniyorlar (DDT’yi besin zincirinden cikarmakla ne kadar insan hayati kurtarilirabilir? DDT’yi sitmayla mucadelede kullanarak ne kadar yasam kurtarilabilir?). Olcum yapmak guc oldugu icin farkli bilimadamlari farkli hesaplamalar yapiyorlar.

Bu kez bilimadamlarinin degil, politikacilarin (ve secmenlerin) farkli goruste oldugu ikinci bir konu daha var. Bu konu paradir. Eger Cin ve Hindistan, DDT kullanmayi birakip sitmayla mucadelede daha pahali (ama tartismanin selahiyeti acisindan belirtmek gerekirse; ayni derecede etkili) bir yonteme basvurursa, bunun parasini kim odeyecek? Cin ve Hindistan halki mi, "Kuzey"deki insanlar mi veya herhangi bir yerdeki insanlar mi? Bu ahlaki ve politik bir sorudur. Ancak onemsiz bir soru degildir.

Kisa vadede gorebildigimiz sey genellikle ayni tarafta olan insanlar arasindaki talihsiz bolunmedir: genellikle, oncelikli hedefleri kar etmek ve sozde etkili uretim olan kisilere karsi savasan, cevreciler ve toplum sagligi savunuculari. Bu davada ise cevrecilerle toplum sagligini savunanlar, guclu bir Kuzey-Guney ayrimi ortusu altinda birbirleriyle savasiyorlar.

Uzun vadade ise sorun, bu konuda (ve aslinda diger tum konularda da) "tatmin edici derecede rasyonel" bir karara varip varamayacagimiz. Boyle bir karar ne olabilir? Aslinda kimse bundan tam olarak emin olamaz. Bu yontem, dunyanin farkli bolgelerindeki (su an basitlestirecek olursak esasen Kuzey ve Guney) ve farkli yas gruplarindaki (gencler, calisacak yasta olanlar, yaslilar ve daha henuz dogmamis olanlar) insanlarin cikarlarini dikkatlice tartmalidir. Kaynaklarin mukemmel bir sekilde tahsisi diye bir sey yoktur, ancak optimal olarak dusunulebilecek ve digerlerinden daha adil yontemler oldugu aciktir. Bu yontemler, bilimsel verilerin (ve catismalarin) politik iddialar ve idari yonetimsel pratiklerle dengelenmesini gerektirir. Dunya gelir kaynaklarinin daha esitlikci dagilimi, mevcut ve/veya gelecekteki potansiyel dengesizliklerin, tartismalarda acik veya gizli daha az etkili olmasini saglar.

Bu tarz sorunlari, henuz var olmayan gercekten post-kapitalist bir dunyada nasil cozecegimizi zaman gosterecek. Su an gercekten var olan kapitalist dunya ekonomisinde yasadigimiz surece yapmamiz gereken sey; oncelikle tartismayi masaya yatirip genis toplum kesimlerince tartisilmasini saglamak, ikinci olarak da bu dunyanin varlari ve yoklari arasindaki, zengin ve yoksullar arasindaki, Kuzey ve Guney arasindaki, ayricalikli olanlar ve baski altinda olanlar arasindaki hala gittikce derinlesen ucurumun sonuclarindan etkilenmememiz icin ne yapmamiz gerektigini bilmemiz. DDT kullanimi kendi basina onemli bir konudur, ancak bu buzdaginin sadece gorunen kismidir. Bu sorunla nasil basacikacagimiz onumuzde duran daha buyuk sorunlarla ugrasmaya ne denli hazir oldugumuzun bir isareti olabilir.

Sorunlari dunya diplomasisinin ve hatta uzmanlarin kapali kapilarinin ardindandan cikarin. Boyle bir sorunun, dunya-sistemin cokusunu hazirlamasini umdugumuz diger sorunlari ortaya cikarmasina izin verin.

Immanuel Wallerstein

 

(© Immanuel Wallerstein. Bütün hakları saklıdır. Bu yazı, değiştirilmemek, yayın haklarına ilişkin çıkma korunmak koşuluyla bilgisayarlara yüklenebilir, elektronik ortamda iletilebilir ya da başkalarına postalanabilir, bilişim ağı üzerindeki ticari olmayan kamusal alanlarda yayımlanabilir. Bu metni çevirmek, bilişim ağı üzerindeki ticari alanlar ile alıntıları da kapsamak üzere basılı olarak ya da başka biçimlerde yayımlamak için yazarına başvurunuz: iwaller@binghamton.edu; faks: 1-607-777-4315.

Ayda iki kez yayımlanan bu yorumlar, çağdaş dünyanın görünümüne, günübirlik başlıklara göre değil de uzun dönem açısından bakan düşünceler olma amacını taşımaktadır.)

Fernand Braudel Center Homepage