Fernand Braudel Center
Http://fbc.binghamton.edu/commentr.htm
Yorum No: 68, Temmuz 15, 2001
Kontrol Disi Catismalar?
Immanuel Wallerstein
Gunluk gazeteler duzenli olarak, dunyada cok eskiden beri kontrol edilemez gozuken politik uyusmazliklardaki siddetten bahsediyor. Bunlardan 1945’ten beri onde gelen ucu, Kuzey Irlanda, Israil/Filistin ve Guney Afrika. Bunlarin yorungelerini karsilastirmak aydinlatici olabilir. Eger 1980’lerde biri bana (ya da pek cok insana) bu ucunden hangisinin politik bir cozum bulma ihtimali en az gorunuyor diye sorsaydi, Guney Afrika derdim. Fakat boyle bir cozum 90’larin baslarinda bulundu, hem de diger iki bolgede siddet ve catisma devam etmekte ve surmekteyken. Bunu nasil aciklayabiliriz ?
Elbette bu durumlarin hepsi, kendine has bir tarihe ve ozgunluge sahip ve hicbiri digerinin kopyasi degil. Buna ragmen, bu uc durum bazi ortak ozellikleri paylasiyorlar. Her biri icin, politik aygiti kontrol etme anlaminda baskin, askeri acidan guclu ve acik bir ekonomik avantaja sahip bir grup –Ulster Protestanlari, Israil Yahudileri ve Guney Afrika Beyazlar vardi. Her bir olayda diger grup –Ulster Katolikleri, Filistinliler, Guney Afrikali Siyahlar- kendilerini kolonize edilmis ve bastirilmis sayiyorlardi (bolgenin asil sakini olduklarini savunuyorlardi). Her olayda baskin grup bolge uzerinde yasal, tarihsel haklari oldugunu ve gecmiste kendilerinin de bizzat zulmun kurbani oldugunu ve simdi aslinda bu yuzden, kendilerini daha fazla zulme karsi koruduklarini iddia ediyorlardi. Her olayda da iki grup arasindaki gorus ayriligi, siyasi pozisyonlar ugruna dinsel sebepler ortusu altinda kizistirildi; bu, baskin gurup tarafinda, hukmedilen guruptan daha fazla ifade bulan bir argumandi.
Her olayda hukmedilen gurup demografik olarak baskin guruptan daha buyuktu. Hukmedilen guruplar, haklarini aramak ve guc kazanmak icin orgutler olusturdular ve sonunda bu orgutler mucadeleye basladilar. Her uc olayda baskin gurup, diger gurubun orgutlerini terorist guruplar olarak gordu ve uzun bir sure boyunca politik muzakere fikrini dusunmeyi bile reddetti. Her olayda uzatilmis, zorla da olsa kesintilere ugrayan bir ic savas vardi. Her bir olayda da, nihayetinde karisik cozumlere ulasmis olan politik muzakerelere varmak icin uluslararasi bir baski vardi.
Simdiye kadarki sonuclar birbirlerinden farkli. Su an beyazlarin politik gucu nufusun cogunluguna devrettigi Guney Afrika’da ic savas bitmis gibi gorunuyor. Diger taraftan Israil/Filistin tartismasina politik bir cozum –en cok tartisilan formul iki ayri egemen devlet olmasi- her zamankinden uzak gorunuyor. Kuzey Irlanda’da nihayet 1998’de uzerinde anlasmaya varilan kalici barisa giden kestirme yol cokmek uzereymis gibi gorunuyor. Guney Afrika’daki her nasil olduysa, diger iki catisma da oyle cozulemez mi?
Genel olarak cozulemez bir uyumsuzlugun olmadigi soylenebilir. Boyle uyusmazliklarin bazilari (fazla degil) bir tarafin isteklerinin cogunu dupeduz kuvvet kullanarak elde etmesi ile biter. Ancak pek cok durumda tek tarafli zafer mumkun degildir. Bu yuzden boyle uyusmazliklarin cogu, uzlasma zamanlarinda iktidardaki neslin istemeyerek kabul ettigi turden bir politik uzlasmayla sona erer; bununla birlikte sonraki nesilllere "normal" gozukur hale gelebilir. Boyle uyusmazlilarin birkaci cok uzun bir zaman boyunca ne askeri ne de politik bir cozum olmaksizin surup gidebilir. Kuzey Irlanda ve Israil/Filistin bu son kategorideymis gibi duruyorlar. Her nasilsa Guney Afrika istemeyerek politik uzlasma kategorisine gecti. Ne oldu ?
Guney Afrika’nin durumunu diger ikisinden ayiran birkac farkli ozellik vardi. Baskin gurup nufusun demografik olarak cok kucuk bir oraniydi (en fazla %20). Baskin gurubun kurdugu, butun politik haklari hukmedilen guruptan esirgeyen politik sistem, acikca ve arsizca demokrasiye aykiriydi. Baskin gurubun kendisi etnik olarak bolunmustu ve politik gucu elinde tutan Afrikali gruba, degisken bir politikasi olan ve Avrupa ile Kuzey Amerika’daki guclerle daha siki baglari bulunan bir beyaz Anglofon grup tarafindan karsi cikilmisti. Baskin gurubun ideolojik olarak "asiri" uclardaki konumu –ayrimciliga acik destek- onlari dunya sahnesinde ideolojik olarak gayri mesru kildi.
Ezilenlerin baslica orgutunun –Ulusal Afrika Kongresi (ANC)- siddete basvurmadan yaptigi direnisin uzun bir tarihi vardi ve sadece butun kapilar kesinlikle kapali gozuktugunde isyana donustu. The ANC cogunlugun yonetimini isteyerek guclu bir evrenselci cizgiye girdi ama Guney Afrikali Beyazlarin ulusun bir parcasi oldugu vurgulayarak. ANC bu politikayi, beyazlari uye kabul edip, orgutte yuksek mevkilere dahil ederek yuruttu. Bu yuzden ANC evrenselci normlarin dogal olarak deger sahibi oldugu uluslararasi hukuka cagrida bulundu.
Yine de bu, amaclarini gerceklestirmeleri icin yeterli degildi. Ilki, ANC icin uzlasmanin onunde bir engel olan ayrimci rejime karsi ciddi bir askeri tehlike yaratmak her zaman zor oldu. Digeri, ANC’nin icerde Guney Afrika Komunist Partisi ile olan ittifaki (bu dolayimla da SSCB’den politik destek aldigi bir gercektir), rejim tarafindan batili hukumetleri herhangi bir aktif destek vermekten uzak tutmak icin kullanildi, belki de aslinda tam tersi oldu.
O zaman akintiyi degistiren ne oldu? Temel olarak iki sey. Ayrimci rejiminin asiri gayri mesrulugu ANC icin organize bir destek anlamina geliyordu—Irlanda Katolikleri veya Filistinlilerin elde ettiginden cok daha organize, cok daha genis ve cok daha etkiliydi. Sadece bir ornek olarak, 1986’da ayrimcilarin karsisindakiler Birlesmis Milletler Kongresi’ne girip o zamanin baskani Ronald Reagan’in istegi disinda ayrimci rejime ekonomik yaptirimlar uygulanmasi lehine oy atabilmislerdi. BM Kongresi’nin diger iki durum icin de benzer bir sey yapmasi tasavvur edilemez. Sonuc olarak ekonomik yaptirimlar Guney Afrika’daki baskin guruba zarar vermeye basladi. Ayni sekilde kulturel boykot, sanatcilari, sporculari ve uzmanlari buraya ziyaret etmekten alikoydu, fakat diger yandan Guney Afrikali sanatcilar, sporcular ve uzmanlar olagan uluslarasi toplantilara katilmakta zorluk cektiler.
Olumsuz ekonomik etkiler ozellikle; bazilari Guney Afrika’da, bazilari diger yerlerde de olmasina ragmen Guney Afrika’da buyuk yatirimlarla konumlanmis buyuk sirketler tarafindan hissedildi. Bu guruplar, ekonomik cikarlari uzerindeki sadece kisa vadeli degil, uzun vadeli etkilerden de korkmaya basladilar. 1980’lerde politik uzlasmaya sebep olmak icin inisiyatif almaya baslayan da bu guruplardi. Sonucta ayrintilara girmeden de olsa bir uzlasmaya varildi. Ayrimci rejim parcalara ayrildi, fakat beyaz vatandaslar politik haklarini muhafaza ettiler. Daha da onemlisi, ANC temel degisiklikler yapmadan, onceki hukumetlerin ekonomik yapisini eksiksiz devam ettirmeye calisti. Aslinda gecmis icin verilmis bir ceza yoktu. ( 15 Haziran 2001 tarihli 66. yorumdaki Hakikat ve Uzlasma Komisyonu uzerine tartismamiza bakiniz.)
Diger iki durumla arasindaki en onemli fark, ayrimci rejiminin uluslararasi gayri mesruluk derecesi ve kuvvetli sirketlerin politik anlasmadaki guclu ekonomik cikarlari. Kuzey Irlanda veya Israil/Filistin’de ise, Guney Afrika’da oldugu gibi politik anlasma icin kaygi duyan bu tip guclu sirketler yok. Ve catismadaki iki tarafin mesruiyeti hususunda, dunyadaki duyarlilik daha da karisik. Az sayida insan Kuzey Irlanda hakkinda bir sey biliyor veya ilgi gosteriyor. Ve Israil/Filistin’de Filistin davasina verilecek destek, kamuoyunda nazi felaketinin ardindan devam eden bati suclulugu tarafindan susturuluyor.
(© Immanuel Wallerstein. Bütün hakları saklıdır. Bu yazı, değiştirilmemek, yayın haklarına ilişkin çıkma korunmak koşuluyla bilgisayarlara yüklenebilir, elektronik ortamda iletilebilir ya da başkalarına postalanabilir, bilişim ağı üzerindeki ticari olmayan kamusal alanlarda yayımlanabilir. Bu metni çevirmek, bilişim ağı üzerindeki ticari alanlar ile alıntıları da kapsamak üzere basılı olarak ya da başka biçimlerde yayımlamak için yazarına başvurunuz:
iwaller@binghamton.edu; faks: 1-607-777-4315.Ayda iki kez yayımlanan bu yorumlar, çağdaş dünyanın görünümüne, günübirlik başlıklara göre değil de uzun dönem açısından bakan düşünceler olma amacını taşımaktadır.)
Fernand Braudel Center
Homepage